Ben bilmeyenler için diziyi özet geçeyim. Kuzey ve Güney iki kardeştirler, olması gerektiği gibi bu iki kardeşte zıt kutuplardır. Biri hem çalışıp hem okuyan Güney. Diğeri ise yasa dışı boks maçlarına katılan, durduk yere olaylar çıkartan Kuzeydir. Şimdi böyle bir konuyu niye açtım diye merak edenleriniz var ise, hemen söyleyeyim. Midemi üşüttüğüm için 2+1(6 Ekim Resmi Tatil Bknz: İstanbul’un kurtuluşu) gün raporluyum. Bu süreç içerisin de ilk bölümünü biraz seyredebildiğim ve ilgi duyduğum Kuzey-Güney dizisinin bölümlerini bir baştan sona doğru izlemeliyim diye düşündüm. Düşündüğümü yaptım da, izledim. Kıvanç Tatlıtuğ’un oynadığı bir dizinin kötü olmasını beklemiyordum zaten. Dizi gerçekten beklentilerimi karşıladı, karakterler olsun, konusu olsun gerçekten mükemmel. Hatta bir ara Fight Club filminin yerli versiyonuna gittiğimi bile söyleyebilirim. Tabi bizim dizi de ayrı 2 karakter var orası kesin. Böyle kaliteli dizilere her zaman denk gelmeyebilirsiniz. Benim gibi çok fazla dizi izleyen birisi değilseniz, Kuzey-Güney ile yola çıkabilirsiniz. Benim kendi puanım, hem oyunculuk, hem de senaryo gereği 10 üzerinden 8. Ayrıca dizinin bu akşam ki(5.bölüm) fragmanına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Geçtiğimiz aylar da bir karar alarak en azından kişisel sitemi Resul kelimesinde ilk sıraya çıkarmanın planını yapmıştım. 12. sayfa dan şu ana kadar geldiğim nokta ilk sayfadır. Yani bu demek oluyor ki birisi Google’ye girip Resul yazarsa, ilk sayfa da ben çıkıyorum demektir. Çalışmalarımın meyvesini zaten Google ilk sayfaya sitemi attığın da anlamıştım. Fakat bugün gördüğüm kadarıyla Pagerank değerim de yükselmiş. Normal şartlar da 3 yaşında bir web sitesi için Pagerank 1 değerinin az olduğunu biliyorum. Fakat birkaç yazım da belirttiğim gibi artık SEO bazlı değil de, ziyaretçi bazlı ilgi gösteriyorum kişisel siteme. Sonuç olarak bir kaç aydır içerik değişikliği, tema değişikliği nedeniyle Google ile aram bozukken, aramı düzeltmeye başladım diyebilirim…
SineResul günleri başladı. İşte bu bölüme başlarken daha sıcak sıcak izlediğim bir filmi yorumlamak istiyorum değerli ziyaretçi. İncir Reçeli, Melike Güner, Sezai Paracıkoğlu gibi isimlerin baş rollerini aldığı romantik, bir o kadar da dramatik bir film. Filmin konusuna pek girmemeyi düşünsem de, senaryoda oldukça eksik yönlerin olduğunu düşünüyorum. Konusu Türk filmlerinde pek değinilmemiş bir konu. Fakat daha da güzel bir senaryo çıkabilirmiş ortaya. Müziklerine gelince, mükemmel diyebilirim. Filmin geneline bakacak olursak, müzikleri çok çok beğendim. Senaryo da her ne kadar eksiklikler bulduğumu söylesem de verdiği mesaj gerçekten ders verici nitelikte. Oyuncular daha farklı kişiler seçilebilirdi diye düşünüyorum, en azından Melike Güner yerine daha farklı bir oyuncu seçilebilirdi. Her ne kadar müzikleri ve senaryosu hoşuma gitmiş olsa da, filmde mantığımın almadığı sahneler ve bazı yerler de oyuncu performansının kötü olması sebebiyle film abartıldığı ve önerildiği kadar güzel değildi. Fakat senaryosu ve müzikleri için bu hafta ki SineResul puanım 10 üzerinden 5. Eğer illa ki izleyecek bir film arıyorsanız, izlemeniz gereken filmler arasında. Ama yok ben izlediğim zaman filmin etkisinde kalmalıyım diyorsanız, pas geçeceğiniz filmlerden birisi. Bu haftalık da SineResul ile film tanıtımının sonuna geldik, iyi seyirler ziyaretçi.
Merhaba, merhaba işte faydalı olduğunu düşündüğüm bir konuyla sizlerleyim. Bugün bir arkadaşımın blogun da gördüğüm connected2.me sitesini keşftettim. Site formspring mantığı ile çalışmakta fakat biraz daha gelişmişi. Siteye kayıt olduktan sonra size bir sohbet sayfası geliyor. Bu sohbet sayfasının linkini sosyal mecra da paylaşarak (Twitter, Facebook vb.) anonim kişilerle sohbet etme imkanı buluyorsunuz. Bunu zaten şu an bu yazıyı okuyan çoğu kişi bilir, bilmeyenler için ise tekrar edeyim dedim. Ben de teker, teker connected2.me hesaplarını gezerek tanımadığım kişilere neden connected2.me kullandıklarını sordum. Aldığım cevaplar ise aşağıda:
Neden connected2.me kullanıyorsunuz?
Cansu Ay Twitter’dan ulaştığım kişilerden birisi, kendisi çok klasik bir cevap verdi. He bir de muhabbeti de çok iyi olduğunu düşünüyorum. Kendisine aşağıda ki linklerden ulaşabilirsiniz.
Bir çok kişiye sadece sorumu sorup çıktım, onların cevapları da aşağıda. Diğer bir kişi ise Nilsu Fisunoğlu, açıkcası biraz zor soy isminiz varmış Kendisine aşağıda ki linklerden ulaşabilirsiniz. Connected2.me Twitter
anon-4e79ef71d2f01: Neden Connected2.me kullanıyorsunuz? Size bir katıkısı oluyor mu? (Yeni kişilerle tanışmak, yeni arkadaşlıklar ya da insanların görüşlerini almak gibi.)
nilsufisunoglu: hayır benim sadece eglence için
Devam ediyoruz, geçelim EcemDagistan‘a o da bu soruma şu şekilde cevap verdi:
EcemDagistan: yazın cok sıkıntıdan acmıstım ve su an okulumdakı bı kac arkadasımla daha yaknım
Yaklaşık olarak 50 kişiyi gezdim, aralarında kaybettiğim yorumlar da oldu. Fakat yaklaşık olarak bunlardan %50′si connected2.me ‘yi eğlence amaçlı kullanıyor.
Diğer mantıklı cevaplar da şunlardı:
İnsanlar tanımadığı kişilerle daha rahat konuşabiliyor, bu saye de beni tanıyan arkadaşlarım bile olsa gelip bana rahat rahat soru sorabiliyorlar. Ya da ben sorabiliyorum.
Çevre edinebiliyorum, değişik fikirler görüşler alabiliyorum.
İnsanlar tanımadıkları kişilere gerçekten iyi davranabiliyorlar. Hatta samimi bile olabiliyorlar.
Aldığım kötü cevaplar da vardı tabi ki, fakat kimseyi rencide etmek istemem. Konuşmayı bilmeyen insanlar da vardı, o yüzden onları yayınlamıyorum. Fark ettiyseniz zaten yayınladığım ilk 4 yorum ise hep bayanlar. Bu arada onu da belirtmeden geçmeyelim, connected2.me ‘yi gördüğüm kadarıyla bayanlar çoğunlukla kullanıyor ya da ben hep bayanlara denk geldim, bilemeyeceğim.
Sonuç olarak
Sonuç olarak, gerçekten de o kadar kişinin de dediği gibi Eğlenceli. Fakat bilimsel yanı da yok değil yani. İsterseniz teker, teker gezip insanların bir konu da ki görüşlerini alabilirsiniz.(benim gibi (:) İsterseniz de oturup ufak bir muhabbet edebilirsiniz Connected2.me ile. Hatta anket hazıralayarak bir nev-i anketör bile olabilirsiniz. Sanırım ben bu gidişle daha çok dadanacağım Connected2.me ‘ye.
Bu yazıyı buraya kadar okuyan ve ankete katılan herkese teşekkürler. Siz de connected2.me ‘ye kayıt olmak istiyorsanız şu linki kullanabilirsiniz: Register
2011-2012 Eğitim öğretim yılı başladı. Gaza felan gelerek yazmıyorum bu yazıyı, sadece bir köşe de bana not olsun diye yazıyorum ki unutmamalıyım. Geçtiğimiz senelerin stresinden, üstüme aldığım fazlasıyla sorumluluklardan kendime fazla vakit ayıramamıştım. Hem eğitim, hem de kişisel yaşamımla ilgili hedeflerimi buraya sıralamak istiyorum. Sıraladıktan sonra da, bitirdiğim her maddenin üstünü çizeceğim. Hee böylelikle verimli bir yıl geçirmek istiyorum. Umarım evdeki hesap, çarşıya uyar…
Sağ salim bir şekilde 2011-2012 Eğitim öğretim dönemini iyi bir notlarla bitirmek.
Bu dönem içerisinde eksiksiz şekilde kayıt olduğum spor dalına gitmek.
Yeni bir web dili öğrenmek. (Öğrendiğim CSS’i ileri seviyeye taşımak, .NET öğrenmek vb.)
Olan çat pat ingilizcemi profesyonel hale getirmek.
İçinde rol alacağım internet projelerini eksiksiz bir şekilde devam ettirmek.
Okuma ve anlama hızımı artırmak. (Bu da yeni fantezim.)
Blog yazarlığına kesin bir şekilde adım atmak.(Bu konuda biraz daha olgunlaşmalıyım.)
Şimdilik 2011-2012 yılı hedeflerim bunlar. Bakalım zaman bana neleri gösterecek…